Bulundugunuz sayfa: Ana Sayfa › Haberler

İshak Yeşildemir'i ne kadar tanıyoruz?

03 July 2016 11:47 Kategori Yazarlar


Abdulvahap Filiz
abdulvahap_f@hotmail.com


Kafamda çok farklı konuların olmasına rağmen, şu günlerde çok daha yazma isteği gelmekte içimden, asıl konulara girmeden önce, vefa borcu olarak, teşriki mesai yaptığımız rahmetli İsahak Yeşildemir'i rahmetle anıyorum. Şu bayram günü Allah ona gani gani rahmet etsin ve ailesine de sabrı cemil niyaz eylesin.


Yıl 1980'lerin son yarısı idi. Daha önceleri ailesi tarafından farklı Kur'an Kurslarına gönderilmişti. O günlerde bölgemizde herkeste bir memur olmak ve kendisini bir yerlere atma kaygısı içinde oldukları günlerde. İmam hatip lisesini bitirdikten sonra bir müddet imam hatiplik yapan İshak Yeşildemir; ki o günlerde, aynı zamanda evli ve çoçuk sahibiydi. Her şey yerinde, maaşı, evi ve arabası da vardı. Memurluğun rağbet gördüğü bir zamanda- "ki şu anda dahi aynı mantık var".- memur olmayanı pek adamdan saymıyorlar bizim oralarda. Rahmetli annem dahi bu yaşa kadar bana daima, " oğlum bir maaşlı ve sigortalı işe girsen, iyi olur" derdi.


1940-70 ve 80'lere doğru, geçmişten gelen mantık buydu elbette. Tabi uyanıklar ne yapacağını biliyorlardı. Peygamber efendimiz( s.a.v); " Rızkın onda dokuzu ticarettedir" hadisini duyduğum günden bu güne, maaşlı çalışma bana hiç bir zaman cazip gelmedi. Tabi bu durumu şu an dahi bölgemize anlatmak çok zor.


Bir gün İstanbul da Yahudi bir iş adamı, meşhur bir otel'in lobisinde; "Serbest çalışmak zenginlik, maaşlı çalışmak insanın geçimini sağlar" demişti. O zaman ben de ona dedim ki, sen "Rızkın onda dokuzu ticarette mi" demek istiyorsun, demiştim.


Hasılı kelam, evi, işi, arabası ve evli ve çocuk sahibi İshak Yeşildemir, daha yukarıları okumaya karar veriyor ve her şeyi bırakıyor. Böyle bir günde her şeyi bırakıp da okumaya karar vermek sadece evin değil tüm kasabanın hücumuna ve dedikodusuna uğrama vardı ve nitekim oluyor da. Tüm bu olanlar karşısında bunalan İshak Yeşildemir'le bu günlerde teşriki mesayimiz başladı. İshak Yeşildemir bana anne tarafından akraba gelmektedir. Aynı zamanda İshak Yeşildemir'in Kayın pederinin kız kardeşi benim dedemin eşiydi.


O günlerde ben Adana da okuyordum. Ben ilk, orta ve liseyi Adana da okudum. O gülerde vilayetimiz Adana idi. İshak Yeşildemir üniversiteye hazırlanması gerekiyordu ama çalışamıyordu. Ailenin ve etrafın baskısından dolayı... Ona dedim gel benimle Adana'ya rahat edersin. O da kabul etti. O yıl çalıştı ve Diyarbakır hukuk fakültesini kazanmıştı. Köydekilerin aklı ile kalsa idi bu noktalara gelemeyecekti.


O günlerde, bölgemizde "okumuş insan" altın değerindeydi. İshak'ın okul kazandığını duyan kasaba hemen ağız değiştirdi tabi, ondan iyisi yoktu artık... Herkes gurur duymaya başlamıştı. İshak ayaklardaki prangayı, evlide olsan, her şeyi bırakarak, azim, sebat ve sabırla çalıştıktan sonra nasıl hedefe ulaştığını herkese göstermişti.


Pranga diyorum, bırakın Ellek kasabasında bir insanın Adana'ya ya da Osmaniye'ye gitmesini o günlerde Düziçi ne dahi gitmeyen insanlar vardı. O günlerde İlimiz Adana, ilçemiz de Bahçe idi. İşte tam böyle bir zamanda, ben ilk yurt dışına İngiltere'ye, Londra'ya giden kişiyim. Yıl 1986...Benden hemen sonra da rahmetli Zeynel Kaplan(-Allah gani gani rahmet eylesin) görevli olarak Londra'ya gitti. Yavaş yavaş içimizden böyle değerler yetişmeye başlamıştı. Ayrıca, kasabamızda bir tane hafız dahi yoktu, daha sonra çoğaldı. Bunu daha sonra inşaallah izah ederiz.


Daha çok anılarımız oldu İshak Yeşildemir'le... İshak çok mülayim ve sessiz birisi idi. Genel olarak çok konuşmayı sevmezdi. İş yapardı. Başkanlığı döneminde de olduğu gibi kendisinden önceki hizmet duvarına konan taşların üzerine kendi döneminde de "çok fazla taşlar" dizerek büyük hizmet yapmıştır. Fakat reklamı sevmediği için, kendi reklamını yapmadığı için bunu son dönemde anlatamadı.


Vatandaşlarımız daha sonra anladılar. Genel de iyi insanlar hep sonradan anlaşılır. Yaşadığı dönemde herkes yüklenir, kaybettikten sonrada kıymetini bilemedik diye ah çekerler.


Malumunuz olduğu üzere daha sonraları, bu güzel huyundan dolayı başkan olması için vatandaşlardan kendisine teklif gittikten sonra, avukatlığı bırakarak aday oldu ve Ellek Belediye başkanlığını kazandı. Benim yurt dışı seyahatlerim ve yoğunluktan dolayı bir ara görüşemedik ama daha sonra her bayram gittiğimde ziyaret ediyordum o son döneminde hastalığı esnasında. Ayrıca sürekli telefonla arayarak da hatırını soruyordum.


Başkanlığı döneminde neler yaşadığını bana geniş geniş anlatmıştı. En çok da dostların(!) yaptıklarına kahroluyordu. Yüzüne gülerek arkadan işbirlikçilik yapanları, biliyordu ama seslenmedi içine atarak gitti... Öbür tarafta tabi hesap ağır olacak. Bir ara ben bunarı deşifre edecektim ama, beni durdurdu. Dediğim gibi kendi halinde sessiz, aynen babası gibi karıncayı dahi incitmez sessiz insanlardı.


İshak Yeşildemir, adı sahibi gibi Allah' a ibadetinden geri kalmadı. Beş vakit namazını kılar, kimsenin dedikodusunu yapmazdı. Hatta o; " Siyaseti dahi doğruluk içinde yapan" birisiydi. Yalana dolana hiç işi olmamıştır. Fazla doğru olduğu için aslında kaybetti, günümüz de "doğruluk" bazılarına göre ve siyasette "geçer akçe" değildir.


Bazıları gibi günü kurtarmaya çalışmadı. Tumturaklı yalan dolan laflarla siyaseti götürmedi. Başkasının arkasında gizli toplantılar yapmadı. Hep iyi düşünmeye çalıştı. Tek kuruşuna kadar neyin nereye harcandığının hesabını tuttum ve yazılı derdi. Çünkü, "Allah'a inanıyor ve öldükten sonra dirilmeye ve hesap gününe " iman ediyordu. İnançlı yöneticiler daime iyidir vatandaşlar için... Tabi nasılsanız öyle yönetilirsiniz ilkesine uyuyorsa..


İlk başkan olduğunda aramıştım ona bir hadisi hatırlatmıştım; "Hepiniz çobansınız güttüğünüz sürüden Allah'a hesap vereceksiniz (hadis)" demiştim.


Son olarak, İshak Yeşildemir, sevsek de sevmesek de içimizden çıkan, yetişen bir kardeşimiz, bir değerimiz ve beldemize hizmetleri olmuştur. Yetişen insanlarımızı kolay harcatmamalıyız ve değerlerini iyi bilmeliyiz.


Sizden ricam Ruhuna bir Fatiha ve üç ihlas okumanızı istirham ediyorum. Selam ve dua ile..


Son Guncelleme: 03 Temmuz 2016 11:47
  • Ziyaret: 2163
  • (Suanki Oy 2.0/5 Yildiz) Toplam Oy: 1
  • 0 0
  • Share on Twitter Share on facebook

YASAL UYARI: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Af Medya’ya aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazı sadece “http://www.ellekhaber.com” tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.


Yazarın Diğer Yazıları



Rahata tapan Müslümanlar (2)
Rahata tapan Müslümanlar (1)
Çağımız insanı korkunç bir buhranın sancıları içinde kıvranmaktadır
Sakın Allah'ı Unutanlar Gibi Olmayınız!
Yıllar sonra, güzel geçen bir bayram ziyareti...
Ellek Paraya bakıyor, çocuklarının içtiği Bira ve Rakıya değil…
Bu yazıyı okuma kardeşim!..
Ellek de Dernek Hayâli…
Ellek'de Ahlaki Yozlaşma Gördüm!..
Geçen Hafta Ellek de idim
Dünya sevgisi ve Ölüm Korkusu
Kurban olam ne olur anlat bana, sizin oralarda bayramlar nasıl geçiyor?
Yazacak Çok Şeyler var, Daha Yeni Başlıyoruz…
Terör Nasıl Biter !
Sorumluluk almaktan kaçan, gayesiz insanlar…
Sizdeki Gençlik Kesinlikle Yok olacaktır
Neden Afganistan ?
Müslümanları İslam'dan Uzaklaştırmak!!!
Misyonerler ve Müslümanlar!
Mısır'a Yolculuk-4